Belirli bir tarafı tutmadan maç izlemek keyiflidir, daha objektif inceleyebilirsiniz maçı. Ama bir takımı tutunca, oyuncunun coşkusunu kendi içinizde de hissedersiniz, her şutta heyecanınız 2ye katlanır, her golde sevinciniz veya üzüntünüz 2ye katlanır.
Ben kendimi bildim bileli Galatasaray'ı tutarım. Başka herhangi bir takım da benim Galatasaray sevgimi alt edemez... Galatasaray'ın yanısıra AC Milan ve Arsenal'i de "ben taraftarım" diyebilecek kadar çok severim.
Diğer sempati duyduğum takımlara gelecek olursak... Bu takımların çoğu FM veya FIFA gibi oyunlardan sonra bu listeye dahil oldular tabi :)
En başta Liverpool gelirdi eskiden. FM'de yıllarca götürdükten sonra doğal olarak bir sevgi oluşmuştu kendilerine. Sonradan sönüp gitti o sevgi öylesine. Manchester United'ı ise bu listeye hem kırmızı renginden, hem muhteşem sisteminden, hem de FIFA'da belki de en başarılı kullandığım takım olması sayesinde ekliyorum. Muhteşem sistem derken, ayaklarının yere basmasından, her daim güçlü olmasından bahsediyorum tabii ki, tarzından taviz vermeden.
Güneye inersek biraz İspanya'da Katalan tarafını tutuyorum ben. FC Barcelona küçükken olmasa da şimdilerde benim için Real'den çok daha üstün gelir. Bir kere adamların muhteşem bir karizması var, öyle ki, futbolcular maaş kesintisine gitmeyi kabul ediyor o formayı giyebilmek için. Herhalde dünya üzerinde maaş kesintisi için her şeyini verebilecek çalışanları olan tek şirkettir. Sonra tabi ki Katalunya'yı savunmaları, muhteşem futbolu, altyapı sistemi... Barça anlatılmaz, yaşanır. Bir diğer sevdiğim takım ise Madrid'den, Atletico Madrid. Her zaman atak oynamalarıyla benim sempatimi kazanmışlardır.
Doğuya, İtalya'ya doğru ilerlerken Fransa'da sevdiğim tek takımla karşı karşıya geliyoruz; Olympique de Marseille. Yalnız bunun takımın tarihiyle veya tarzıyla pek alakası yok, formaları çok güzel sadece :) Yoksa Fransız futbolunu gerçekten hiç sevmem. Zamanında birileri Fransız futbolunda takımın topla çıkarken nereye hangi pası ne zaman atacağı bellidir, her şey sistem üzerinedir demişti, valla öyle.
Gelelim İtalya'ya. Benim İtalyan milletine özel bir bağım var, dilinden midir, kültüründen midir, yemeklerinden midir bilemiyorum ama bir yerde bir İtalyan varsa benim de ona sempatim oluşur. Biraz aşırı olacak ama ben İtalya'da Genoa'yı, Roma'yı, Napoli'yi oldukça severim. Biri zaten dünyanın ilk kulüplerinden biri, diğerinin kurulduğu şehir başlı başına bir dünya harikası ve takımın o şehri temsil edişi muhteşem (kurt sembolleri, forma renkleri şunlar bunlar, yazarım bir ara), sonuncusuysa ilginç bir sevgi. Belki de Lavezzi ve pek tabii ki Cavani'den. Palermo'yu da severim aslında az çok.
Başka çok ciddi sempati beslediğim takım da yok aslında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder